Nesterosa

Muhammed Medeni Baykal

Bursa Blog Yazarları Buluşması

clock Mayıs 2, 2008 14:23 by author Dream Raider //

Onca durgun günden sonra bir gün içerisinde ikinci yazımı yazıyorum, maşallah bana :p

İstanbul, Ankara ve İzmir'de yapılan blog yazarları buluşmalarını biz Bursa'lı (ya da Bursa'da yaşayan) blogcular kıskanmaya başlamıştık ki blograzziden birisi bu olaya el atmış. 24 Mayıs 2008 Cumartesi, 14:30'da Kültürpark'ın stadyuma bakan girşinde buluşuyoruz.

Blograzzi'de bununla ilgili konu için lütfen buraya tıklayınız...

04 Mayıs 2008 Pazar 02:25 itibariyle katılanlar:

 okanyuksel, hasantosun, emelsen, zihincell, uğurköksal, gürkanoluç, yasinürütürk , alperer, buraktolga (ataar) ve ben

Bu arada, Facebook Event'i için buraya tıklayabilirsiniz.

İlk puanı siz verin

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5


Yine, yine yeniden Miskinlik

clock Nisan 25, 2008 04:56 by author Dream Raider //

Bir günlük tutmaya başladığınızda, neredeyse tüm günlüklerde en az bir defa olan “Sana uzun süredir yazamıyorum günlük…” başlıklı yazıları yazmaya gerek duymayacağınızı düşünürsünüz. Belki bir, belki iki ay bu tür bir yazı yazmak zorunda kalmadan yazı yazarsınız; ama öyle bir an gelir ki… İki haftadır hiçbir şey yazmadığınızı fark edersiniz… Sonra bir sürü bahane sıralamaya başlarsınız.

Sınav haftamı ve ona hazırlık evresini atlattıktan sonra, daha ne olduğunu anlamadan kendimi İstanbul’da buldum. Sanki arkamdan bir ordu kovalıyormuşçasına acele ettim, o şehre gitmek için. İlk gün şehirde pek bir şey yapamadım; ikinci gün babamla dolaştım.

Üçüncü gün, ise yakın arkadaşlarım olan A. ve E. ile Bakırköy’de buluşmak üzere sözleştik. E. gelse de, sevgili A. arkadaşım bizi manitasına sattı. (manita diyorum işte!) Eee, buradan ona bir mesaj iletmem lazım; dostlar hep var… (gerisini siz anladınız.)

Beyefendi bizi sattığı yetmiyormuş gibi, birde beni onların oraya çağırdı; gece onlarda kalsaymışım bana Ay. İle olan ilişkisini anlatacakmış. Her neyse o gece onlarda kaldım.

İstanbul şehrinde, her köşede bir nohutlu pilavcı varken insanlar değerlerini fark edemiyor. Bursa da pilavcı kıtlığımız var! Tabii ki bu da benim bütün vapur seyahati boyunca ağzımın suyu akar vaziyette, pilav beklememe sebep oluyor… Bu his, tüm İstanbul seyahatim boyunca benden geçmedi. Bu da E. ile yalnız kaldığımız Bakırköy’de Nohutlu pilav yemek için onu Eminönü’ne yürümeye nasıl ikna ettiğimi bilmiyorum; ama yürüdük be! Gerçi, dört buçuk saat sürdü; gerçi, hedefe vardığımızda pilav bitmişti ama olsun…

Bu arada her şey mükemmel değildi tabii.

İlk puanı siz verin

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5


Toplu Mesaj İleticisine Açık Mektup

clock Mart 2, 2008 16:02 by author Dream Raider //
"MSN Paralı Olacakmış", gibi temel amacı bu mesajı tüm tanıdıklarına göndermen olan mesajlar; senin, benim ve diğerlerinin kullandıkları aktif e-posta adreslerini içeren bir zincir oluşturma amacıyla yazılır ve etrafa "salınır". Bu tür postalara SPAM ya da HOAX diyoruz; ama Türkçe olarak Çöp'de diyebiliriz. Bu mesajları alan insanlarlar listelerinden bir kaç kişiye bu mesajları iletiyorlar; Böylece bir süre sonra eposta içinde yüzlerce eposta adresi birikiyor. Bu mesajların kaynağı olan kişiler bu sayı yeterli seviyeye ulaşınca, bazı programlar aracılığıyla eposta adreslerini kolayca kaydedip; sonra başka kişilere satıyorlar. Satın alan insanlarda sana sürekli; viagra, kredi, tatil ve oltalama mesajları yolluyorlar.
 
Bunun ne zararı var diyebilirsin,  sana bir kaç madde sıralayayım;
  1. Bir süre sonra, günde 100-200 adet spam almaya başlıyorsun; aralardaki önemli mesajları kaçırıyorsun.
  2. E-Posta sağlayıcıları (hotmail, yahoo, gmail, vs..) bu yoğun trafikten ötürü kapasitelerini düşük tutuyor; hatta bazen serverların çöktüğü bile oluyor.
  3. Virüslerin yayılmak için kullandığı yöntemlerden birisi.
  4. Dünya internet trafiğini meşgul ederek; zaten bit kadar olan internet hızımızı düşürüyor.
  5. Bir ara sırf bu postalar yüzünden epostaların paralı olması gündeme gelmişti.
Şimdi, biraz daha yazmaya devam edeyim. hiç düşündün mü, hergün posta kutuna düşen propaganda içerikli, gizli siyasi koploları haber veren, ya da ne bileyim "çok çekici" merak uyandırını postaların kaç tanesi doğru? Cevap: hiçbirisi.
 
Hangi akıl ya da mantık sahibi, Toplu iletilen epostalarla kan ihtiyacı olduğunu duyurur ki; cevap hiç kimse. Çünkü, bu kadar önemli bir ihtiyaç bu kadar yavaş bir yöntemle iletilmez.
 
Bu mesajların çoğu; bilgisayarına farkettirmeden girmek için programlanmış küçük programlar içeriyor olabilir.
 
Bu kadar sebep sıraladım ve bir bu kadar daha sebep sıralanabilcekken, eposta adresini aldığın bir insana bir posta atarken düşünmeni istediğim bir kaç sey var.
  • İlettiğin postanın; ilettiğin kişi tarafından nasıl karşılanacağına önem göstermelisin. Bu konu onun için gerçekten önemli mi?
  • Bir mesajı iletince ilettiğin herkesin adresini, mesajı ilettiğin herkes görüyor; hani senden ileti posta almak istese bile, senin bir kişinin mail adresini herkese ifşa etmen hoş birşey değil.
Bende bazen postaları birden fazla kişiye iletiyorum; ama bunun kabul edilmiş bir ahlakı var, lütfen sende uy. Bu kurallara uyarsan senden gelen hiçbir mesajdan rahatsız olmam.
  1. Yolladığın o ileti yolladığın kişileri gerçekten ilgilendiriyor mu?
    Çünkü, fıkra okumak istersem; fıkra sayfalarını dolaşırım.
    Karikatür okumak istersem; bir dergi alarım ya da internetten bakarım.
  2. Bir posta'yı birden çok kişiye ileteceğin zaman da şunlara uy lütfen
      -  Sana gelen posta da, başta yazan eposta adresleri varsa lütfen onları sil; yani ben bunu okuma zahmeti çekeceksem bileyim ki sen o postayı hazırlarken biraz uğraşmışsın. Hem bunu yaparsan spamcilere de yardım etmemiş olursun.

      -  Bir e-posta yollayacağın zaman, bunu adresleri BCC (blind carbon copy) ya da Gizli kısmına yazman; böylece herkes bu postayı gönderdiğin kişilerin adreslerine sahip olmaz.

      -  Konu ya da Subject kısmının, FW, İl, Re gibi saçma sapan seyler olmaması iyi olur. Yolladğın mesajın içeriğini başlığa yazarsan insanların işini çok daha  kolay hale getirirsin.

1 kişi 4.0 olarak programladı

  • Currently 4/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5


Merhaba

clock Şubat 14, 2008 03:46 by author Dream Raider //

Bir günlüğe giriş yazısı nasıl yazılır; bilmiyorum ve sanırım hiç bilemeyeceğim. Okulda, öğretmenin günlük tutmasını istediği zamanlar da yaptığımız ya da yapabildiğimiz tek şey olan günlüğü "tutma"yı burada yapamıyorum. Biraz daha gaza gelip, günlüğü kişileştirmekte bir çözüm olabilir aslında:

Sevgili Günlük,
O kadar dertliyim ki...

Yok, yok. Bu olmuyor. Başka bir çözüm bulmalı. Live arama motoruna girip bir kaç günlük bulmalı ve ilk yazılarını nasıl yazdıklarına bakmalıyım. Belki o zaman bir çözüm bulabilirim bu giriş yazısına. O da çok mu çalıntı gibi durur?

Ya da ne bileyim, mesela:

Merhabalar,
Bugün şu saat itibariyle benimde artık bir günlüğüm var..

tarzında bir girişte olabilir. Okula gidince Türk Dili hocasına sormalıyım sanırım: "Hocam Web Günlükleri güzel Türkçe'mizde bir yazın türümüdür?" ama olmaz; bu takıntılı hocaya söyl sormak gerekli: "Hocam, bloglar bir yazın türümüdür?" ama ...

Türk Dili hocası haklı olabilir mi? Neden bizler blog yerine günlük; SMS yerine kısa mesaj demiyoruz? Üşengeçliğimizden mi? Bu bir mazaret olabilir mi?

Sanırım konu çok dağıldı ve bende bir günlüğe çaktırmadan da olsa bir giriş yazısı yazdım....

6 kişi 3.7 olarak programladı

  • Currently 3,666667/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5



Bu sitede ki tüm dökümanlar Tasdiks ile tasdiklenmiştir.

Telif Bilgileri

Ajanda

<<  Ağustos 2008  >>
PaSaÇaPeCuCuPa
28293031123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
1234567

Geniş Ajandayı Göster

Katalog Ivır-Zıvırları

My BlogCatalog BlogRank

Sign in