Nesterosa’dan:

“Benden resmimi istemiş olsaydın, sana düşünmeden atardım, ama sen istemedin; çünkü sana göre o hayalleştirdiğin ben sana resmini atmazdım. Ama yanılıyorsun! İmkânsızlaştırıyorsun ve kendi içinde büyütüyorsun. Ben hiçbir şey yapmıyorum, yapmadım. Sen şiirlerine, beynine ve ruhuna bir hikâye arıyorsun. Senin karakterine bu hikâyeyi tamamlayan imkânsız bir aşk oluyor. (03 Aralık 2007 18:12:00)

Neyse ki çok konuşmak istemiyorum bu konuda. (03 Aralık 2007 18:12:49) ama her şey den önce, bencilsin. Sadece senin bir takım duygulara sahip olabileceğini düşünen koca bir bencilsin. (03 Aralık 2007 18:13:50)

Artık seninle arkadaş kalmak istemiyorum Medeni. Bir daha bana ait alanlara izinsiz girmeni, benim hayatımla, duruşumla, kişiliğimle, yaşadığım şeylerle ve benimle ilgili hiçbir şeye el sürmeni istemiyorum.

Seni anlayabilirdim, resmimi izinsiz aldığını görünce seni anlamanın senin dahi yapamadığın bir şey olduğunu fark ettim.

Sen imkânsızlığa âşık olmuşsun bana değil. Neden biliyor musun medeni? (03 Aralık 2007 18:14:35)

Umarım o büyük sevgin bir daha bu konuyla ilgili hiç bir şey duymak istemiyor oluşumu(şiddetle ve şiddetle!) önemser.

Lütfen senden nefret etmemi sağlama Medeni... (03 Aralık 2007 18:17:54)”

Nesterosa'ya:

“Evet, aslında haklısın, ben koca bir bencilim ve seni sevmemin tek sebebi de büyük ihtimalle malzeme bulmaktı bir şeyleri yazmak için, ama yine de senden özür dilerim.

Sadece şunu bilmeni isterim, hiç bir özel alanına izinsiz girmedim (ilkokuldaki olayı saymazsak), sadece bir resmin vardı, alanından indirmiştim. Her neyse. İsteğin o ise emin ol uygulayacağım. Kendine iyi bak.”

 

Sen bir şey yapmadın, yapmıyorsun. Biz sadece bitiyoruz ve daha fazla çırpınmamak için can vermek üzereyken bile yalan söylüyoruz.

Ama beceremedik işte, üçüncü ve son kez nefes almaya kalktık ve beceremedik. Gözlerimizi kapadık, artık ölmeyi bekliyoruz, seni sadece uzaktan izliyoruz.

Bir hikâye daha bitti. Şimdi yeni yalanlar için yeni bir deste hazırlamak lazım. Bir başka isimle anılmak için hazırlan… Şiirlerde, Rüya Denen’din, Lise de Gamze ve en kör, en acımasız hayallerimde Neste Kraliçesi Nesterosa’ydın.

Kendimizi, biz bile anlayamazdık. Çünkü aklımızı o ilkokulda ki melek, kalbimizi götürürken; yanlık olarak almıştı.

Belki de artık başka birini bulmalıyız? Belki, seni ismiyle yaşatan birini; belki gözleriyle ya da belki de “Sadece Kahverengi” lerden birisi olmalı. Tıpkı senin istediğin gibi... Bir hayalet çekiliyor; hayatından ve senin için pek bir farkı olmasa da bizim için…

Muhammed Medeni Baykal (kısmen, Merve S.)
08 Aralık 2007 Cumartesi 02:07:29
gece